TÜP BEBEK TEDAVİ SÜRECİ

Çiftlerin bir kısmı tüp bebek tedavisi hakkında bilgi ve tecrübe sahibi olmasına karşın, önemli bir kısmı bu sürecin aşamaları hakkında bilgi sahibi değil. Diğer yazılarımda özel durumlardan bahsederken, bunda da genel bilgiler vermek istedim.

İlk değerlendirme

Tedavi süreci aslında ilk muayene ve değerlendirme ile başlıyor. Yapmamız gereken standart bir değerlendirme var. Ultrasonla rahim ve yumurtalıklar inceleniyor, kadından birtakım kan tahlilleri, eğer yakın zamanda yapılmamışsa erkeğin sperm analizi ve gerek duyulursa rahim filmi(HSG) isteniyor. Eğer çiftin özel bir tıbbi durumu varsa, daha evvel başarısız tüp bebek denemeleri ya da tekrarlayan düşükleri olmuşsa istenecek rutin tahlillere başkalarını da eklemek gerek.

Hazırlık

Bu sırada birtakım vitamin ve desteklere başlıyoruz ki bunlar hem tedavi için hem de gebelik süreci için önemli. Tabii ki yaşam tarzı değişiklikleri de sonucu etkiliyor. Sigarayı bırakmak, uygun kiloda olmak, doğru beslenmek, egzersiz yapmak, iyi uyumak, stresi azaltmak gibi olumlu değişiklikler tedavi sonucuna da olumlu olarak yansıyor. Ayrıca tetkik sonuçlarında saptanan problemleri düzeltmeye de bu dönemde başlıyoruz.

Sonrasında çift tıbbi durumları ve tetkik sonuçları ile birlikte ele alınıyor ve bir tedavi planı yapılıyor. Yapılması gereken operasyonlar varsa tedavi öncesinde yapılıyor ya da yumurta toplama işlemi sonrasına erteleniyor. Burada unutulmaması gereken şey, her çiftin ‘tek’ olduğu. Yani kuzeninizin tedavisinde işe yaramamış bir yöntem, sizde çözüm olabilir, ya da televizyonda gördüğünüz ’mucize ‘ teknik sizin için faydasız olabilir.

Yumurtalıkların ilaçlarla uyarılması

İstisnaları olmakla birlikte, genel olarak tüp bebek tedavisinin yumurta büyütme süreci adetin 2.-3.günüyle başlıyor. İlk muayenede yumurtalıkları değerlendiriyoruz, fonksiyonel kistlerin varlığına bakıyoruz. Uygun ilaç dozunu belirlemek için bu muayene çok önemli. Kistlerin varlığında ya da bazı başka durumlarda tedaviyi bir sonraki adet dönemine ertelemek mümkün.

Tedavide cilt altına yapılabilen hormon iğneleri kullanıyoruz. Bunları hastalarımız kendi kendine uygulayabiliyor ya da sağlık kurumlarında yaptırabiliyorlar. Verilen dozda yapılması ve saatleri çok önemli. Tedavinin yumurta geliştirme kısmı ortalama 8-12 gün sürüyor ve bu süreçte 3-4 kez doktor kontrolü gerekiyor aralıklarla. Her kontrolde yumurtalıkların genel durumuna, büyüyen foliküllerin sayısına, en büyüklerinin çapına, rahim iç tabakasına ve ihtiyaç duyarsak kan hormon seviyelerine bakıyoruz. Her kontrolden sonra, tedaviye hangi ilaçlarla ve dozlarla devam edeceğimizi tekrar kararlaştırıyoruz.

‘Çatlatma’ iğnesi

En sonunda foliküller belli bir büyüklüğe ulaşıyor, kan hormon değerleri yükseliyor ve toplamadan önce yumurtaların olgunlaşabilmesi için ‘çatlatma’ iğnesi yapmak gerekiyor. Tabii ki bu iğne yanlış isimlendirilmiş. Foliküllerin ‘çatlamasını’-yumurtlama olmasını-istemiyoruz. Bu iğneden belli bir saat sonrasına, genellikle 34-36 saat, yumurta toplama işlemi randevusu ayarlıyoruz. Amacımız yumurtlama olmadan olgunlaşmış yumurtaları toplayabilmek. Tedavinin en önemli iğnesi olan bu iğne tam vaktinde ve doğru şekilde yapılmalı. Bu dönemde erkeğin de mastürbasyonla boşalarak 2-5 günlük bir cinsel perhizle yumurta toplama işlemine gelmesini öneriyoruz.

Yumurta toplama

Yumurta toplama işlemi(OPU), ameliyathane koşullarında ve çok hafif bir anestezi ile yapılıyor. İşlem genellikle 5-15 dakika arasında sürüyor.  Kısa sürede uyanan hasta, tüm kontrolleri yapılıp, yumurta sayısı ve sperm durumu bildirildikten sonra birkaç saat içinde taburcu ediliyor. Toplamadan birkaç saat sonra olgun yumurtalara mikroenjeksiyon işlemi yapılıyor.

Sonraki gün yumurtaların döllenmesi ile ilgili bilgilendiriliyoruz ve embriyoların laboratuvardaki takibi devam ediyor. Taze embriyo transferi yapılacaksa toplamadan itibaren 2 ila 5.günler arasında embriyolar rahme yerleştiriliyor. Artakalan iyi kaliteli embriyolar ise dondurularak saklanabiliyor.

İkinci bir seçenek ise transfer etmeksizin tüm embriyoları dondurup, daha sonraki bir adet döneminde sadece rahim içini hazırlayarak transfer etmek. Süreci az da olsa uzatmakla birlikte, bu yöntemde çift fiziksel ve ruhsal olarak daha hazır oluyor ve hepsinden önemlisi dondurulmuş embriyoların transferiyle elde edilen gebelik oranları, taze transfere göre daha yüksek. Bu fark, rahmin embriyoya karşı tutuculuğunun bu yöntemde daha fazla olmasıyla ilgili.

Embriyo transferi

Transfer işlemi ağrısız bir işlem ve jinekolojik masada yapılıyor. 5-10 dakika civarında sürüyor. Bizim açımızdan da çok hassas ve özel bir işlem. Ne kadar tecrübeli olursanız olun nefesler tutuluyor ve o heyecan yaşanıyor. Bazı kadınlar rahatsızlık hissedeceklerini düşünüp transfer işleminden çekinebiliyor. Bu durumda yine hafif bir anestezi ile işlemi gerçekleştiriyoruz.

Transferin yapıldığı gün yürüyebilirsiniz, merdiven çıkabilirsiniz, araçla şehir içinde seyahat edebilirsiniz. Unutmayın ki yaşadığınız sürecin bu seviyeden sonrası, kullandığınız ilaçlar haricinde doğal yolla oluşan gebeliklerle aynı. Kullanacağınız ilaçlar ve yapmanız gerekenler hakkında detaylı olarak bilgilendirileceksiniz zaten.

İsteyen herkesin anne-baba olma mutluluğunu tatmasını dilerim.