Menopoz, kadınlarda yumurtalıkların işlevini yitirdiği, kadınlık hormonlarının salgılanamadığı, dolayısıyla adetin kesildiği dönemi ifade eder.

İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte menopozdaki kadın sayısı da artmaktadır. Türkiye’de ortalama menopoz yaşı 48’dir. 40 yaşından önce menopoza girilirse buna erken menopoz denir. Menopoza girme yaşını belirleyen pek çok neden olmasına rağmen en önemli faktör genetik (ailesel) özelliklerdir.

40 yaşından sonra genel olarak kadınlarda adet düzensizlikleri başlar. Adet gecikmeleri ya da fazla miktarda adet kanamaları görülebilir. Ateş basması, terleme, gerginlik, depresyon ve uyku problemleri de başlayabilir ve bu durum kadının yaşam kalitesini bozabilir. Ayrıca bu dönemde, östrojenin azalmasına bağlı vajenin kayganlığını sağlayan sıvı miktarı azalır ve vajen kuruluk ve hassasiyet oluşur. Bu yüzden ilişki sırasında ağrı, yanma, tahriş ve hafif kanama görülebilir. İlerleyen yıllar içinde de kemik erimesi, kalp-damar hastalıkları ve Alzheimer gibi ciddi hastalıklar eğer önlem alınmazsa ortaya çıkabilir.

Menopoz öncesi dönemde yaşanabilecek önemli durum da geç fark edilen gebeliklerdir. Bu nedenle menopoza tam olarak girene kadar etkin bir doğum kontrolü yöntemi uygulanmaya devam edilmelidir. Kesin olarak menopoza girildiğini görmek açısından en azından 6-12 aylık adet kesilmesi şeklinde bir dönemin geçmesi gerekir.

Menopoz döneminde görülen her türlü kanama aksi ispatlanana kadar rahim kanseri belirtisi olarak kabul edilmeli ve ona göre hasta yönetilmelidir. Gerekli olgularda rahimden parça alınmalı veya histeroskopi ile rahim içi kamera ile incelenmelidir. Sonuç olarak; menopoz dönemindeki kadınlar mutlaka yılda bir defa, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından muayene edilmeli, smear, mamografi ve kemik dansitometri gibi testlerle sağlık taramaları yapılmalıdır.